KÜLTÜR DİLDEN BAŞLAR 




Trafik Çarpışması


Sitemizde "trafik kazası" yerine trafik çarpışması ifadesini kullanıyoruz. Çünkü "kaza" kelimesi, olayın kaçınılmaz ve önlenemez olduğu algısını güçlendirir. Oysa karayolu olaylarının büyük çoğunluğu; hız, dikkat dağınıklığı, yorgunluk, altyapı ve araç güvenliği gibi yönetilebilir risklerin sonucudur. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler belgelerinde de olduğu gibi, biz de "road traffic crash / trafik çarpışması" ifadesini tercih ediyoruz: Önlenebilir bir olay, analiz edilmesi gereken bir sonuç. 


Güvenli Hız


Güvenli hız, yalnızca tabeladaki yasal hız sınırına uymak değildir. Aracın hızını; yolun geometrisine, hava ve görüş şartlarına, trafik yoğunluğuna, aracın yüküne ve çevredeki yaya–bisiklet–motosiklet varlığına göre uyarlamaktır. Bazı koşullarda güvenli hız, yasal limitin oldukça altında olabilir. Güvenli hız; sürücünün ani bir tehlike karşısında, aracı kontrollü şekilde durdurmasına veya çarpışmanın şiddetini insan hayatını koruyacak seviyeye indirmesine izin veren hızdır.




Sürücü Dikkat Dağınıklığı


Sürücü dikkat dağınıklığı, sürücünün gözünü, elini veya zihnini yoldan ve sürüş görevinden uzaklaştıran her türlü etkendir. Cep telefonu kullanımı (elle ya da eller serbest), mesajlaşma, sosyal medya, navigasyon ekranına uzun süre bakma, araç içi ekranlar, müzik–multimedya ayarları, araç içinde sohbet, yemek–içmek gibi fiziksel meşguliyetler buna dahildir. Dikkat dağınıklığı sadece cihazlardan kaynaklanmaz; üzüntü, öfke, aşırı sevinç, stres, aile/iş problemleri gibi duygusal ve zihinsel yükler de sürücünün algı ve karar verme kalitesini düşürür. Kısaca: Yola bakıyor görünsek bile, zihnimiz yolda değilse güvenli sürüş yapmıyoruz demektir. 


Yorgunluk 


Yorgunluk, sürücünün uzun süreli fiziksel veya zihinsel efor, yoğun çalışma temposu, stres, tekdüze sürüş (örneğin otoyolda uzun süre aynı hızda gitme) gibi nedenlerle enerji ve dikkat rezervlerinin azalması durumudur. Yorgun sürücü; reflekslerinde yavaşlama, karar verme kalitesinde bozulma, tahmin–değerlendirme hataları ve sabırsız/agresif davranışlar gösterebilir.  

Uykusuzluk 


Uykusuzluk, sürücünün yeterli ve kesintisiz uyku almaması sonucu ortaya çıkan uyuklama eğilimi ve uyanık kalmakta zorlanma hâlidir. Göz kapaklarının ağırlaşması, sık sık esneme, başın düşmesi, gözlerin "boş bakması", son birkaç kilometreyi hatırlamama gibi belirtilerle kendini gösterir.  


Korunmasız (İncinebilir) Yol Kullanıcısı


Korunmasız yol kullanıcıları, motorlu araç kabini ve pasif güvenlik sistemleriyle korunmayan tüm yol kullanıcılarını ifade eder: yayalar, bisikletliler, motosiklet ve motorlu bisiklet sürücüleri, scooter kullanıcıları, çocuklar ve yaşlı yol kullanıcıları bu gruptadır. Çarpışma anında vücutları, araç içindekilere göre çok daha yüksek yaralanma ve ölüm riski altındadır. Güvenli hız, yol tasarımı ve sürücü davranışlarının merkezine bu grubu koymak, modern yol güvenliği yaklaşımının temelidir. 



Güvenli Sistem Yaklaşımı


Güvenli Sistem Yaklaşımı, hatasız insan varsaymak yerine, insanların hata yapabileceğini kabul ederek, yol–araç–hız–kullanıcı–acil müdahale bileşenlerinin tamamını can kaybını önleyecek şekilde tasarlamayı hedefler. Amaç, çarpışmaları "sıfırlamak" değil; bir hata gerçekleştiğinde bile, sistemin bu hatayı ölüm veya kalıcı yaralanmaya dönüşmeden absorbe etmesidir. Bu nedenle sadece sürücüleri değil, altyapıyı, araç standartlarını, yasal çerçeveyi ve sağlık sistemini birlikte ele alır. 


Yol Trafik Güvenliği Kültürü


Yol trafik güvenliği kültürü, bir toplumda veya kurumda; yol güvenliğiyle ilgili değerlerin, inançların, tutumların ve günlük davranışların toplamıdır. "Nasıl olsa bana bir şey olmaz", "Birkaç dakikadan bir şey çıkmaz" gibi cümleler olumsuz kültürü; emniyet kemeri takmak, hızını ortama göre ayarlamak, yorgunken sürüşü reddetmek, işyerinde ihlalleri bildirmek ise olumlu kültürü yansıtır. Güçlü bir güvenlik kültürü, sadece ceza korkusuyla değil; insan hayatına saygı ve birbirini koruma refleksi ile ayırt edilir