
Türkiyede Durum
Türkiye'de yol trafiğiyle ilgili sayıları tek tek bildiğimizde, bunlar bazen sadece "istatistik" gibi görünüyor. Ama biraz yakından baktığımızda, aslında bu sayılar; risk kültürümüzü, yol güvenliği yaklaşımımızı ve acil yardım/sağlık sistemimizin gücünü çok net anlatıyor.
Nüfus, Araç ve Sürücü Sayıları: Türkiye Nasıl Bir Trafik Baskısı Altında?
- Nüfus (2024): 85.665.000 kişi
- Trafiğe kayıtlı araç sayısı: 31.301.389
- Sürücü belgesine sahip kişi sayısı: 36.059.033
2023'ten 2024'e gelirken;
- Trafiğe kayıtlı araç sayısı %8,9 artmış.
- Sürücü belgesi sayısı %5,07 artmış.
Yani hem araç sayısı hem de sürücü sayısı, nüfusla paralel biçimde yükseliyor; bu da karayolu trafiği üzerindekiyoğunluk, karmaşıklık ve risk baskısının her yıl arttığı anlamına geliyor.
Bu verilerle yaklaşık olarak: Her 100 kişiye 36 araç
Her 100 kişiye 42 sürücü belgesi
düştüğünü söyleyebiliriz (yaklaşık hesap).
Bu da Türkiye'nin artık "yüksek motorlu taşıt sahipliği olan ülkeler" ligine yaklaştığını, ama yol güvenliği kültürü, denetim, altyapı ve acil sağlık sistemi aynı hızda gelişmezse bunun ciddi risk yaratacağını gösteriyor.

2024 Trafik Çarpışmaları: Çarpışma Sayısı, Ölümler ve Yaralanmalar
Toplam trafik kazası (çarpışma) sayısı: 1.444.027
Bu kazalarda: 6.352 kişi hayatını kaybetmiş,
385.117 kişi yaralanmıştır.
"Trafik kazalardan kaynaklı yaralanma oranları 2023'e göre artış göstermiştir."
Bu cümle, bize iki önemli mesaj veriyor: Çarpışma sayısı çok yüksek : 1,4 milyonun üzerinde olay, yolların ne kadar yoğun, risklerin ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.
Yaralanma oranlarının artması , çarpışmaların şiddeti, hız ihlalleri, emniyet kemeri/koruyucu donanım kullanımı, araç güvenlik teknolojileri ve yol koşulları hakkında soru işaretleri yaratıyor.
Bu veriler, "trafik güvenliği sadece sürücü hatası değil, bütün bir sistem meselesi" tezini çok net destekliyor.

Elimizdeki tabloyu özetlersek:
- Araç ve sürücü sayısı hızla artıyor. Bu, yollar üzerindeki baskıyı ve hata yapma olasılığını artırıyor.
- Çarpışma sayısı çok yüksek ve yaralanma oranları artış eğiliminde.
- Bu, hem davranışsal risklerin (hız, dikkat dağınıklığı, cep telefonu vb.) hem de sistemsel eksiklerin (denetim, altyapı, araç parkı yapısı) sürdüğünü gösteriyor.
Ölümlerin önemli bir kısmı kaza sonrasında gerçekleşiyor. 2015–2023 arasında %53, 2024 yılında %57 kaza sonrası vefat oranı; bu durum, acil yardım ve sağlık sistemine özel odaklanma gerektiğini ortaya koyuyor.
Son 10 yıllık genel kanaat: Kaza sonrası (hastane–bakım–acil servis) vefat oranı, kaza yeri vefatlarına göre daha yüksek.
Bu veriler, bize şunu söylüyor:
Trafik güvenliğini yalnızca "yolda hız tabelası koymak" ya da "ceza kesmek" olarak görürsek eksik kalır. Olayın öncesi, anı ve sonrası tek bir zincirin halkalarıdır:
- Öncesi: Eğitim, kültür, denetim, araç ve yol güvenliği.
- Anı: Çarpışma anındaki hız, emniyet kemeri ve koruyucu sistemlerin devrede olup olmaması.
- Sonrası: Olay yerine ulaşma süresi, ambulans kalitesi, travma merkezleri, yoğun bakım kapasitesi, rehabilitasyon süreçleri.
Derleyen: Can Ateş-Veri Kaynağı: TÜİK- Trafik kazasında yaralanıp sağlık kuruluşuna sevk edilenlerden kazanın sebep ve tesiriyle 30 gün içinde ölenleri kapsamaktadır
Saygılarımla
