Aksiyon Planları

24.11.2025

Küresel Yol Güvenliği: Yasal Çerçeve Var, Uygulama ve Altyapı Geriden Geliyor

Dünya Sağlık Örgütü'nün 2023 Karayolu Trafik Güvenliği Küresel Durum Raporu, trafik çarpışmalarının sadece rakamlardan ibaret olmadığını, arkasında çok net bir "sistem problemi" olduğunu bir kez daha gösteriyor. Raporun üçüncü bölümü; altyapı, araç güvenliği, yasal düzenlemeler ve kullanıcı davranışları üzerinden, ölüm ve yaralanma riskini nasıl azaltabileceğimizi anlatıyor.


Çok Modlu Ulaşım: Yaya, Bisikletli ve Toplu Taşıma Kullanıcısını Unutuyoruz

2030 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık %60'ının kentsel alanlarda yaşayacağı öngörülüyor. Bu da şehir içi mobilite talebinin katlanarak artacağı anlamına geliyor. Ancak bugün bile, incelenen yolların yaklaşık %80'i yaya güvenliği için "en az 3 yıldız" seviyesini karşılamıyor; yolların yalnızca %0,2'sinde bisiklet şeridi bulunuyor.48 ülkede yapılan ankette insanların büyük çoğunluğu kendisini yaya ve toplu taşıma kullanıcısı olarak tanımlıyor; buna rağmen politika ve yatırımlar hâlâ ağırlıklı olarak motorlu araç lehine. Bir yandan yürümenin ve bisiklet kullanmanın fiziksel/ruhsal sağlık faydalarından bahsediyoruz, diğer yandan bu kullanıcılar için güvenli alan üretmiyoruz.

Şehirlerimizi "otomobilin hakkı" üzerinden değil, yaya ve bisikletlinin yaşam hakkı üzerinden tasarlamak zorundayız.


Güvenli Altyapı: Yolların Çoğu 3 Yıldız Bile Değil

Uluslararası Karayolu Değerlendirme Programı (iRAP), yolları 0–5 yıldız arasında derecelendiriyor. Dünya genelinde değerlendirilen 500.000 km asfalt yolun sonuçları çarpıcı:

  • Yolların sadece %21'i yayalar ve motorlu iki/üç tekerlekli araçlar için,

  • %23'ü bisikletliler için,

  • %40'ı binek araçlar için 3 yıldız ve üzeri güvenlik düzeyine sahip.

Yani dünyada yapılan her 10 yolculuktan büyük kısmı, tasarım olarak "hata affetmeyen" yollarda gerçekleşiyor. Buna karşılık yalnızca 35 ülke, mevcut yollar için düzenli güvenlik denetimi veya değerlendirmesini zorunlu kılan mevzuata gerçekten sahip.

Araç Güvenliği: 79 Ülkede Temel Standart Bile Yok

Dünya motorlu araç filosu 2030'a kadar iki katına çıkacak. Buna rağmen birçok ülkede, trafiğe yeni çıkan araçlar asgari güvenlik standartlarını bile karşılamıyor.

  • Sadece 52 ülkede ön/yan darbe korumasına,

  • 88 ülkede emniyet kemeri bağlantılarına,

  • 49 ülkede elektronik stabilite kontrolüne,

  • 44 ülkede yaya korumasına,

  • 56 ülkede fren sistemlerine ilişkin ulusal yasa var.


BM Sözleşmeleri: Kâğıt Üstünde Kalan Potansiyel

BM'nin ADR, 1968 Karayolu Trafik Konvansiyonu, AETR gibi temel sözleşmeleri, ülkelere güçlü bir hukuki çerçeve sunuyor. Bugüne kadar 120 ülke, karayolu trafik güvenliğiyle ilgili BM standartlarından en az birine taraf. Ancak çok az ülke, bu sözleşmeleri ulusal mevzuatına tam olarak aktarabilmiş durumda.

Bu da bize şunu gösteriyor:

Sadece sözleşmeye taraf olmak yetmiyor; uygulama, denetim ve hesap verebilirlik mekanizmaları kurulmadıkça, "kâğıt üzerindeki güvenlik" gerçek hayata yansımıyor.

ONE UN VISION FOR ROAD SAFETY

Son Söz: Rakamlar Yol Gösterir, Kültür Değişimi İşi Tamamlar

DSÖ'nün Küresel Durum Raporu, hangi ülkede, hangi başlıkta eksik olduğumuzu çok net gösteriyor. Ancak gerçek değişim; yol tasarımcısından filo yöneticisine, belediye başkanından profesyonel sürücüye kadar herkesin güvenli sistem yaklaşımını sahiplenmesiyle mümkün.

Bu verileri, sadece bir raporun satırları olarak değil;

"Kimsenin ölmemesi gereken çarpışmaların, hangi sistem hatalarından kaynaklandığının listesi"
olarak okumamız gerekiyor.